Anket

Gölcük'te olmasını istediğiniz sosyal etkinlikler nelerdir?
Gölcükte olmasını istediğiniz sosyal etkinlikler nelerdir?
  • Sinema
  • Balık Ekmek Tekneleri
  • Konserler
  • Bowling Salonu
  • Lunapark

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

M.Hilmi ÖZBEK
M.Hilmi ÖZBEK

ŞU HÂLİMİZE BİR BAKIN..!

İbretle seyrediyoruz…Seçip, vekil tâyin edip meclise gönderdiğimiz milletvekilleri her konuda birbirlerini yiyorlar!

16 Nisan 2018 Saat: 14:00

Neredeyse artık aynı halkın vekilleri olduklarını unutup, resepsiyon sofralarına bile birlikte oturmuyorlar.

Koca koca insanlar küsüyorlar, konuşmuyorlar, kinleniyorlar, kızıyorlar, birbirlerinin kalelerine laf golü sokmak için her fırsatı değerlendiriyorlar!

İktidar ile ana muhalefetin rüşvet, kaçakçılık, haksız servet beyanı gibi söz düellolarıyla birbirlerini hem de kandil gecesi coşkusundan çıktığımız şu günlerde TV lere çıkıp, seviyesi düşük, toplumun bile seyrederken rencide olduğu kelamlarla tartışmaları, siyaset adına utanç vericidir…

İktidar ve muhalefet böyle olunca bu topluma da yansımakta, iktidar yanlıları, muhalefet taraftarları diye insanlar ayrışmaktadırlar. Koca koca âkil adamlar, profesörler, yazar çizerler, ulusal TV kanallarında iktidar ve muhalefetin yaptıklarını aynen yansıtmaktadırlar!

Ulusal TV kanallarındaki açık oturumları eminim herkes izliyordur. Moderatör diye tabir edilen sunucuların bir masa etrafında topladığı çeşitli mesleklerden uzman, karşıt görüşlü kişilerin tartıştığı oturumlar yapılıyor. Bu oturumlardaki görüşler aynen iktidar ile muhalefetin sanki mini zirvesi. Tartışmalar ve konu tıpa tıp aynı…

Hep merak ederim. Haftanın her günü değişik kanallardaki moderatör sunucuların hiç birinin aklına, katılımcılara şöyle bir soru sorma gereği neden gelmez..!

“ Ülke böyle nereye gidiyor? Siyasetçiler kayıkçı kavgası yapıyorlar! İnsanlar aç, işsizlik çığ gibi, borç yüzünden dış ülkelerin esiri olmuşuz! 2002 yılında AKP iktidara geldiğinde cari açık 1,5 milyar dolardı! Bugün ise 150 milyar doları aşmış! Adeta ülke borç batağında yüzüyor! Yurt dışı ticâret kaynaklı cari açığı bu kadar yüksek olan bir ülke kendi kararlarını kendisi veremez! Ancak izin verildiği kadarını yapabilir! Çok yazık, ne hallere düşürüldük! Doğu komşularımız ateş çemberinde , sıfır sorundan, sorunlu hale geldik. Ortadoğuda kaynayan kazanın altına daha da güçlü ateş yakılıyor, bize de sirayet edebilir! Ülkede birlik beraberlik kayboldu. Çare nedir..?”diye bir yiğit çıkıpta bunları niye sormaz..!

Eskilerin deyimiyle ülkenin “Hal-i pürmeâlini” bu sözlerden başka hangi güzel söz anlatabilirki …

2011 seçimlerinden sonra başta Cumhurbaşkanı (ozamanki başbakan) Erdoğan olmak üzere diğer muhalefet liderlerinin vatandaşa verdiği güzel ve olumlu birlik beraberlik mesajlarına ne oldu! Son zamanlarda iktidar, muhalefet liderlerinin birbirlerine karşı eleştirdiklerindeki tahamulsüzlükleri son derece sertleşti. Bu da partideki 2. 3. adamlara sirayet etti. Siyasi uslüp ve tarz da böylece yeniden eskiden olduğu gibi şirazesinden çıktı, partiler düellosuna, hatta itiş kakışlara dönüştü.

Ülkenin borç sorunu varken, işsizlik ve geçim sıkıntısı altında insanlarımız inim inim inlerken, esnaf feryat ederken, başımızdaki terör belasıyla baş edemezken, seçimlerde yüzde 51 oyla yeniden iktidar olan AKP iktidarı ve başbakan Erdoğan’ın muhalefetle ne alıp veremediği var anlamakta zorlanıyor insanlar.

Geçmişte yaşanan olayları gündeme getirip, CHP ile ilişkilendirmenin kime ne yararı var? Suriye ye karşı habire halkın tansiyonunu yükseltip, savaş açacakmışız algısının vatandaşın kafasına sokmanın mantığı ne? İsrail’e esip gürlemenin sonucu ne oldu? Doğu akdenizde Harıl harıl petrol ve doğalgaz çıkarmalarına karşı, restinizi gösterdiğiniz sismik araştırma gemisinden bugün hâlâ haber yok! Elin ülkesi akdenizde yabancılarla anlaşıp petrol doğalgaz arıyor.

Dedik ya, kandil coşkusundan çıktığımız şu günlerde TV ekranlarından bir düello şeklinde parti liderlerinin birbirlerine saldırmaları, hakâretleri, iddiaları yüreğimizi yakan şehit haberlerinin bile önüne geçmiş durumda.

Ülkemizin doğusundaki ülkeler ateş çemberi içinde hem iç karışıklıkları ile uğraşmakta hem de bize karşı nasıl ittifak yapacaklarının planlarını yaparken, biz eskiden yapılan iyi veya kötü olayları deşerek hergün yeni bir gündemle ülkeyi oyalamaktayız. Suriye’nin iç karışıklarından bize ne! Suriye bizi hükümet olarak niye bu kadar ilgilendiriyor? Hani biz komşularımızla sıfır sorun yaşıyorduk? Zaten Malatya’ya kurulan Amerikan erken uyarı radar sistemi dolayısıyla İran bize diş bilemiş durumda, hükümetin Suriye’ye karşı söylemleri dolayısıyla Suriye de İran’la bize karşı ittifak içinde! Kuzey Irak Kürtleri tetikte bekliyor.

Ortadoğunun yangın yerine dönüşmesi, kehanet etmiş olmayayım ama çok uzak görünmüyor, hatta an meselesi..! niye derseniz. Bakın anlatayım.

Amerika İran’a karşı bir saldırıya Nato ittifakından ve AB ülkelerinden meşruiyet ( haklılık) bulamadı. Geriye tek bir seçenek kalıyor, İsrail’i İran’a saldırtmak. İran ne yapacak? Şahap füzelerini İsrail’e fırlatacak. Amerika İran’ın fırlattığı füzeleri Malatya’daki erken uyarı radarlarıyla tesbit edip patriyot füzeleriyle İran füzeleri havada imha edecek! İran baktı ki füzelerle İsrail’i vuramıyor, İsrail’e zarar veremiyor! O halde yapacağı tek şey Malatya’daki Amerikan erken uyarı radar sistemini füzeleriyle vurmak olacaktır. Eee sonra, Türkiye bunu savaş nedeni sayacak e müdahil olacaktır. Gerisini siz kafanızda canlandırın.

Ülkemiz etrafımızdaki yangın çemberi gittikçe alevleniyor! Güneydoğudaki illerimizde pkk ile mücadele zaten başımızı ağrıtıyor. İktidar muhâlefet düellosunun ülke yararına herhangi bir katkısı olmayacak şeylerle ülke insanının kafalarını karıştırmak ne yeri, ne de zamanıdır. Gün iktidar, muhalefet ve halkımızın birlik bütünlük içinde olma zamânıdır.

Ülkede yüzde 51 oy alan ve iktidar olan bir partinin muhalefetle alıp veremediği olamaz! Muhalefet, adı üstünde iktidarın yaptığı icraatlara, kendine göre uygun görmediyse, muhalefetini göstermesi, iktidarın yanlışları varsa ortaya çıkarması ile görevlendirilmiştir.

Her zeminde muhalefete yüklenip, genel başkanlarına bir takım ısnatlarda bulunmak, onları töhmet altına almak, muhalefet partilerine oy veren vatandaşlara da saygısızlık anlamına gelmez mi acaba!

ÖZETLERSEK;

Hükümet ( iktidar) olmanın gereği, hükmetmektir! Öyleyse yüzde 51 halk desteğine sahip olunan güçle hükmetmek demek; ülkenin refahını yükseltmeye! İnsanına iş-aş imkanı sağlamaya! Vatanını ve milletini koruyup kollamaya hükmetmektir…

Gerisi bence teferruattır.

Sağlıkla kalın.

 

 

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Gölcük Postası Gazetesi ile doğru, tarafsız ve son dakika heberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Yukarı ↑