Anket

Gölcük'te olmasını istediğiniz sosyal etkinlikler nelerdir?
Gölcükte olmasını istediğiniz sosyal etkinlikler nelerdir?
  • Sinema
  • Balık Ekmek Tekneleri
  • Konserler
  • Bowling Salonu
  • Lunapark

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

M.Hilmi ÖZBEK
M.Hilmi ÖZBEK

“ İBÂDET ” NEDİR..?

6 Aralık 2018 Saat: 14:46

Bütün varlıkların yaratıcısı olan rabbimiz bize, sayısız nimetler vermiştir. Bu nimetlere karşı Yaradan’a minnet ve saygı göstermek, O’nun bütün emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak “ kulluk borcu” dur.

Allah’ın emrettiği üzere bu borcu ödemenin adına “ ibâdet ” denir.

“İbâdet”, yalnız Allah’a ve ancak Allah emri olduğu için yapılır. Allah’tan başka ibâdet edilecek  mâbut yoktur.

“İbâdet” Allah’ın emrettiği gibi yapılır. Azaltılıp çoğaltılamaz! Hiçbir zaman ve hiçbir suretle değiştirilmez…

“İbâdet” Îmânımızın bekçisidir. Onu saklar, insan rûhunu yüceltir. İbâdetsiz îman tehlikededir.

İSLAM’DA “İBÂDET” ÜÇ YOLLA OLUR

1- Bedenle olur;  Namaz, oruç gibi. (Başka biri vekil olamaz)

2- Mal ile olur;  Zekât gibi

3- Hem mal ve hem de beden ile olur;  Hac gibi

Bunlardan namaz, ibâdetlerin yücesi, dinin direğidir. Hergün beş vakitte kılınır. Namazın birinci şartı da temizliktir.

EN BÜYÜK SAÂDET KAYNAĞI; NAMAZ

“NAMAZ” ; Dinimizin direğidir. İmanın alâmetidir ve en büyük semeresi dir. Allah’ın (c.c) varlığını, birliğini bilip tasdik etmek, demek olan; “iman”dan sonra farzların en büyüğü ve en mühim olanı namazdır. Namaz, imandan sonra mükellef’in birinci vazifesidir. Hak dinlerin hepsi, insanlara namaz kılmalarını emretmiştir, hiçbir din ve hiçbir ümmet, bu farizadan hâli kalmamıştır. Peygamber (s.a.v) Efendimiz de, peygamber olduğu andan  itibaren namaz kılmakla mükellef kılınmıştır.  Şu kadar ki, ilk zamanlarda Mescid-i Haram’da âşikâre kılamazdı, ya evinin bir köşesinde, ya da Mekke vâdilerinden bir ıssız yerde kılınırdı..!

Namaz; gelip geçmiş olan ve ileride gönderilecek bulunan bütün nimetlerin ve bilhassa cümlesinin başı ve cennetin anahtarı olan imân nimetinin bir şükrüdür..

Düşünebilen kimseler bilirler ve itiraf ederler ki, insan; her an, Hz. Allah’ın binlerce, belki de milyonlarca nimetlerine, lütfu rahmetlerine mazhar olmaktadır. Vücûdundaki milyonlarca zerreden her birinin, sıhhat- afiyette olması, arızalardan salim bulunması bile başlı başına bir nimeti ilâhiye dir!.. O halde lütfu, keremi sonsuz olan Rahim Rabbimzin nâmütenâhi nimet ve afiyetlerine karşı şükran borçlusu olduğumuzu itiraf etmek, bundan sonra da,  o büyük ni’met ve atıfetlerin hakkı şükrünü edâ eylemek bir kulluk borcu değil midir?..

Namaz;  kalbin nûru dur. Rûhun gıdası ve kuvvetidir. Mü’minin mi’racıdır. Mümin bu sayede, Hak Teâla Hazretlerinin manevi huzurunda yükselir, dâima derece alır ve âdeta Allah ile konuşur; O’nun kelamını okur, dinler. Rabbine münâcâatta bulunarak teslimiyet arzeder. Böylece yüce mertebelere vâsıl olur. O halde namaz kılmak, mümin için ne büyük izzet ve ulvi şereftir!.. çünkü fâni beşer bu sayede, şu karanlık dünyadan ve küçücük kara parçasından uçup, melekût alemine geçmiş, kainatı ( evreni) ihâta eden sonsuz ve sınırsız kudret ve rahmet sahibinin huzâru mânevisine süzülmüş, Mele-i Âlâ’ya: Melekler câmiasına yükselmiş bulunur!

Namaz; demekki fâni ve âciz beşerin nazik gönlünü, Bâki ve kadir- Kayyum olan Mevla’ya bağlayan ve bu vesiyle ile ona, kuvve-i mâneviyye ( moral), metânet kazandıran ve “ itminân-ı Kalb” denilen vicdan huzurunda ki , Allah’ın en büyük nimetlerinden biridir. Kavuşturan bir rabıta ve bir dem-i vuslattır. Bir zerrecik damla ile tabiri câiz se sonsuz ve sınrısız bir deryanın buluşması ve birinin diğerine kavuşması demektir.

İşte Allah’ın sevgili kulu ve Resûlü Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimiz hazretleri “ Gözümün nûru namazda kılındı. Ben en büyük gâye-i zevki namaz kılmakta buluyorum”. Dedirten de bu mânâ ve hikmetlerdir.

Namaz;  Hasta gönüllerin şifâsı, dertli olan yüreklerin devâsıdır. Kırgın ve yorgun gömnüllerin, şifalı ve şefkatli bir el ( ilahi bir inayet ve rahmet ) ile bir nevi sıvanıp okşanışıdır. Kızgın çölde güneşin yakıcı, dayanılmaz sıcağı altında kalan, vücudu yanan , hararetten ciğeri kavrulan  bir insan için, serin gölgenin ve soğuk suyun kıymeti ne ise; Allah aşkıyla içi yanan, günahlarına ağlayan, cehennem korkusu ile vicdanı tutuşan bir mümin için de, namazın kıymeti ve ehemmiyeti odur!...

ÖZETLERSEK :

Namazını şuûrla kılan bir kimse; Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, kazâ-kadere (her şeyin, Allah’ın dilemesi ve takdiri ile olduğuna) ve âhiret gününe ( öldükten sonra tekrar dirilip hesab verileceğine) imânını hatırlamış olur,  bu sâyede saâdet anahtarı olan imânını tecdid tazelemiş bulunur!... işte bunun için namaz, imanın alameti olmuş ve bilhassa cemaatle kılınan namaz, onun varlığına en büyük delil kabul edilmiştir.
Sağlıkla Kalın.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Gölcük Postası Gazetesi ile doğru, tarafsız ve son dakika heberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

HAYAT NİYE PAHALI..?12 Aralık 2018 Saat: 14:15
EKONOMİK KRİZE BİR YORUM..!10 Aralık 2018 Saat: 15:23
VATANDAŞIN DURUMU NE HÂLDE…?10 Aralık 2018 Saat: 09:57
KİTAP OKUMAYI SEVİYORMUYUZ..?7 Aralık 2018 Saat: 15:00
Tüm Yazıları
Yukarı ↑