‘Belediyemiz en geniş arşive sahip’
Kesilen tarihi çınarın yerine yenisi dikildi
Sezer, Dünya Gazeteciler Günü ve Bayramını kutladı
Başkan Bat’tan anlamlı çağrı

Anket

Gölcük'te olmasını istediğiniz sosyal etkinlikler nelerdir?
Gölcükte olmasını istediğiniz sosyal etkinlikler nelerdir?
  • Sinema
  • Balık Ekmek Tekneleri
  • Konserler
  • Bowling Salonu
  • Lunapark

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Güncel

‘Kolon kanseri riski 50 yaşından sonra artıyor’

Prof. Dr. Ercan Gedik, kolon kanseri riskinin 50 yaşından sonra arttığını belirterek, kolon kanseri ve cerrahi tedavisi hakkında bilgi verdi.

9 Ekim 2019 Saat: 13:17
‘Kolon kanseri riski 50 yaşından sonra artıyor’
‘Kolon kanseri riski 50 yaşından sonra artıyor’

Prof. Dr. Gedik, “Düzenli tarama programları ihmal edilmemelidir” dedi 
Kolon kanserinin en önemli nedenleri arasında yaş, ailesel öykü, polipler, ailede jinekolojik kanser hikayesi, beslenme şekilleri, genetik yatkınlık gibi faktörlerin ön planda olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ercan Gedik, yavaş ilerleyen ve erken dönemde belirti vermeyen kolon kanseri riskinin özellikle 50 yaşından sonra arttığını kaydetti.

‘DÜZENLİ TARAMA PROGRAMLARI İHMAL EDİLMEMELİ’

Prof.  Dr. Gedik, “Bu nedenle düzenli tarama programları ihmal edilmemelidir. 50 yaşını aşmış herkesin, doktorun önerdiği şekilde kolonoskopi yaptırması, kolon kanserinin erken dönemde saptanmasında veya kansere neden olan poliplerin yakalanarak kansere dönüşmeden alınmasında etkili rol oynamaktadır. Kolon kanserinden korunmak ya da hastalığı erken dönemde yakalamak için düzenli kontrollerin yanı sıra sağlıklı yaşam önerilerini de dikkate almak gereklidir. Bunlar, ideal kiloda olmak ve bu kiloyu korumak, taze meyve ve sebze ağırlıklı beslenmek, posa içeriği yüksek gıdaların tüketimini artırmak, günde 30-60 dakika orta düzeyde fiziksel aktivitede bulunmak, sigara ve alkol kullanmamak, kırmızı et tüketimini sınırlamak. Hastaları tedirgin eden ve iyileşme sürelerini uzatan açık cerrahilerin yerini, günümüzde artık hasta konforunu artıran ve tedavi başarısına katkısı bulunan laparoskopik yani kapalı yöntemler kullanılmaktadır. Geçmişte yalnızca safra kesesi, apandisit ve fıtık ameliyatlarında kullanılan laparoskopik yöntemler, mide, dalak ve kalın bağırsak gibi organlarda oluşan tümörlerin cerrahisinde de başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir. Kapalı ameliyatlar hastanın vücudunda ameliyat izine neden olmadığı için herhangi bir estetik kaygıya da yol açmamaktadır” dedi.

‘KONFORLU VE HIZLI BİR İYİLEŞME SÜRECİ SAĞLAR’

Laparoskopik ameliyatlarda, açık cerrahiye göre ağrının daha az hissedildiğini vurgulayan Prof Dr. Gedik, “Hastanede yatış süresi kısadır, karındaki kesiler estetik kaygıya yol açmayacak kadar küçüktür. Yaradaki enfeksiyon riski daha azdır, iyileşme süreci olabildiğince kısadır. En önemlisi ise hastayı ağır ameliyat psikolojisinden uzak tutmasıdır. Bu sayede hastalar iş, özel ve sosyal hayata daha çabuk adapte olabilir. Ancak bu işlem için uygun hasta seçimi önemlidir. Laparoskopik ameliyatlar sonrası hastalar doktorlarının önerisi ile hareket etmelidir. Bunun yanı sıra bazı şikayetlerin ortaya çıkması durumunda, vakit kaybetmeden doktor ile iletişime geçilmelidir” diye konuştu.n İHA

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Gölcük Postası Gazetesi ile doğru, tarafsız ve son dakika heberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑