Anket

Gölcük'te olmasını istediğiniz sosyal etkinlikler nelerdir?
Gölcükte olmasını istediğiniz sosyal etkinlikler nelerdir?
  • Sinema
  • Balık Ekmek Tekneleri
  • Konserler
  • Bowling Salonu
  • Lunapark

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Güncel

‘Kabul edebileceğimiz bir yöntem değil’

‘Kabul edebileceğimiz bir yöntem değil’

30 Ekim 2020 Saat: 17:06
‘Kabul edebileceğimiz bir yöntem değil’
‘Kabul edebileceğimiz bir yöntem değil’

Atık lastiklerden enerji üretimine yönelik yasa tasarısına ilişkin Kocaeli Akademik Odalar Birliği (KAOB) tarafından basın açıklaması düzenlendi. KAOB Dönem Sözcüsü Ömer Ardaman, “Lastik yakarak enerji üretimi anlayışı kabul edebileceğimiz bir yöntem değildir” dedi.

Atık lastiklerden enerji üretimine yönelik yasa tasarısına ilişkin Kocaeli Akademik Odalar Birliği tarafından basın açıklaması düzenlendi. Mimarlar Odası Taş Bina’da düzenlenen açıklamaya TMMOB İKK Sekreteri Murat Kürekçi, KAOB Dönem Sözcüsü Ömer Ardaman, TÜM-BEL-SEN Şube Başkanı Erdal Karakuş, Mimarlar Odası Şube Başkanı Füsun Yılmazdeniz, CHP Büyükşehir Belediyesi Grup Başkan Vekili Engin Taşdemir, CHP İzmit İlçe Başkanı Hakan Çakar, Mali Müşavirler Odası Sekreteri Tülin Keçeci, Eğitim Sen Kocaeli Yürütme Kurulu Üyesi Burçin Deniz, Yapı-Yol-Sen Şube Başkanı Ethem Kartal katıldı. Açıklamayı okuyan Ardaman, yasa tasarısı konusunda olan ilgili meslek kuruluşlarının görüşlerinin alınması gerektiğini belirtti.

 ‘HARABEYE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ YASALLAŞTIRILMAK İSTENİYOR’

TBMM’de görüşülen yasanın maden, doğal gaz ve elektrik sektöründe faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör yatırımcılarının faaliyet alanlarındaki ihtiyaçlarına yönelik düzenlemeler yapılmasını amaçladığını söyleyen Ardaman, “TBMM'nin gündemine taşınan bu torba yasa teklifi ile Avrupa Birliği’nin Çevre Politikaları gereği plastik atıklar gibi Ömrünü Tamamlamış Lastik (ÖTL)’lerin ve kirli teknolojilerin taşınacağı, depolanacağı ve ülke topraklarımızın bir bütün olarak harabeye dönüştürülmesi yasallaştırılmak istenmektedir” dedi.

 ‘BİYOLOJİK BAĞI BULUNMUYOR’

Hava ve çevre kirliliğinin insan ve toplum yaşamına olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak yerine bu etkileri artıran yeni kararların alındığını belirten Ardaman, “Basında Kocaeli, Düzce ve Erzincan illerinde araç lastiği yakılarak elektrik üretileceğine dair haberler yer almaktadır. Adı geçen bölgelerde aslında yıllardır üretim yapan tesisler bulunmaktadır. Gerçekte biyolojik bağı bulunmayan ÖTL’ler biokütle olarak tanımlanarak tesisler Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM)’dan yararlanan işletmeler olarak tanımlanmaya çalışılmaktadır” şeklinde konuştu.

 ‘CİDDİ ŞÜPHELER BULUNMAKTADIR’

Konuşmasını sürdüren Ardaman, “Mevcut koşullarda üretim yapan bu tesislerin ÇED raporlarının ve ilgili kamu kurumlarının görüşlerinin EPDK tarafından Elektrik Üretim Lisanslarının belediyece verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatlarında elektrik üretimi konusunun var olup olmadığı tarafımızca bilinmemekte ve var olduğuna dair ciddi şüpheler bulunmaktadır. Sözü geçen yasa teklifinde ‘lastikten de elektrik üretimi’ konusu bulunduğuna göre Kocaeli, Düzce ve Erzincan’daki mevcut tesisler yasallığı ciddi şaibe altındadır” diye konuştu.

 ‘BÖYLE BİR TESİS ASLA KURULMAMALI’

Ardaman, “Lastiklerin öncelikle tüketim miktarını azaltmak, ömrünü tamamlayanların azami oranda geri dönüşümünü sağlamak gerekmektedir. Hiçbir işlem ile geri kazanılamayan atık ise yerleşim yerlerinden uzak ve modern emisyon kontrol sistemleri olan tesislerde yakılmalıdır. İlimiz gibi kanser vakalarının ülke ortalamasından yüksek olduğu, kronik solunum yolu hastalıklarının yaygın olduğu ve sanayiye doymuş bir kente, böyle bir tesis asla kurulmamalıdır. Kocaeli gerçeğinde, zaten mevcut kirli havaya ayrıca bu maddelerin de salımı ile kümülatif etkinin daha fazla olacağı önemsenmelidir” dedi.

 ‘SON DERECE ZARARLI BİLEŞENLERDİR’

Ardaman, “Sağlık Etki Değerlendirme’ süreçlerinin de raporlandırılarak ilgili kurumların görüşlerine sunulması, ‘canlı yaşamına’ saygının bir zorunluluğudur. Sermayenin kar hırsından önce insan ve diğer canlıların yaşamlarının savunulmasına dair yasal düzenlemelerin yapılması öncelikli talebimizdir. Lastik, içeriğinde büyük oranda kükürt ve karbon barındırmaktadır. Lastiğin herhangi bir geri kazanım işlemi yapılmadan doğrudan yakılması sonucu baca gazları içerisinde yüksek oranda CO2 (karbondioksit) ve SO2 (kükürtdioksit) açığa çıkmasına sebep olacaktır. Her iki gaz da çevre ve insan sağlığı açısından son derece zararlı bileşenlerdir” dedi.

 ‘KENDİ İÇİNDE AYRI BİR ÇELİŞKİDİR’

Küresel ısınmaya sebep olan sera gazlarının başında karbondioksitin geldiğini de sözlerine ekleyen Ardaman, “Tüm dünya karbon salımlarını azaltmaya, karbon ayak izlerini takip etmeye çalışırken böylesi olumsuz etkisi olacak bir yakıtın, enerji için kullanılmaya çalışılması mantık dışıdır. İçerisindeki yüksek kükürt oranı sebebi ile belirli kalitedeki fueloillerin yakılması yasaklanmışken yüksek kükürt içeren lastiklerin yakılmasına izin veriyor olmak kendi içinde ayrı bir çelişkidir. Lastiklerin geri kazanımına yönelik olarak konunun tarafları olan ilgili meslek kuruluşlarının görüşleri alınarak ve teknik destekler sağlanarak kamu yararı öncelikli olarak tesis edilmesi, sürekli denetlenmesi ve etkin işletilmesi sürekli kılınmalıdır. Doğru projelendirilmeyen denetimden yoksun işletmeler hayata geçirilmemelidir” dedi.

 ‘BÖYLESİ BİR YAKLAŞIM ASLA KABUL EDİLEMEZ’

“İnsan yaşam ve sağlığının, hava ve çevre kirliliğinin belirleyici olmaktan iyiden iyiye çıkartıldığı böylesi bir yaklaşım asla kabul edilemez” diyen Ardaman, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Güneş, rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynakları dururken onlar için düzenlemeler yapılması, önceliklendirilmesi gerekiyorken orta ve uzun vadede yaşamsal sorunlar yaratması kesin olan ‘lastik yakarak enerji üretimi’ anlayışı kabul edebileceğimiz bir yöntem değildir. Araç egzoz salımları ve sanayinin yarattığı hava, su, toprak kirliliği ile ortaya çıkan insan yaşamına yönelik risklerin çoktandır yok sayıldığı; adı ölüm ovasına çıkan ve kanserden ölümlerin neredeyse artık ağza bile alınmadığı Dilovası gerçeği ortada dururken adeta Kocaeli gözden tümüyle çıkartılmak istenmekte; kontrolsüz bir kent haline dönüştürülmektedir” dedi.

 ‘83 MİLYON İNSANIMIZIN TALEBİDİR’

Ardaman, son olarak “Plansız uygulamalar sonucu ülkede elektrik üretiminde arz fazlası oluşmuş, bazı santrallar üretimi durdurmuş veya kapanmış, bir bölümü yurtdışına satılmışken canlı yaşam için ciddi bir risk unsuru olacak  ‘lastik yakma ile enerji üretimi’ en son düşünülecek enerji üretme yöntemlerinden birisi bile olmamalıdır. Ülkemizin ÖTL çöplüğü haline dönüşmesi endişesi de taşımaktayız. Bu tür tesislerin ülke dışından ÖTL temini de yasaklanmalıdır. Üretilen elektriğin alıcısının devlet olduğu, alıcı sorunu bulunmayan bu yasa değişikliğinin, torba yasa ile öngörülen değişikliklerinin önemli bir bölümüyle birlikte TBMM Genel Kurulunca reddedilmesi, sadece Kocaeli halkının değil 83 Milyon insanımızın talebidir” dedi.

YORUMLAR Üye Girişi

Yorum yazarak Gölcük Postası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gölcük Postası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gölcük Postası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gölcük Postası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Gölcük Postası Gazetesi ile doğru, tarafsız ve son dakika heberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑