Sorumluluğun farkına varabilmek

3 Temmuz 2020 Saat: 16:15
Armağan TEKE
Sorumluluğun farkına varabilmek

İnsanların ortak olarak yaşamış oldukları toplumdabulunması gereken sorumlulukların başında birbirlerine karşı saygılı olması, ‘ben’ duygusuyla hareket etmemesi, toplumun hizmetine sunulan ortak kullanım alanlarındaki değerlere sahip çıkmak olarak sıralayabiliriz. İnsanların topluma karşı olan sorumluluklarını çeşitli örneklerle çoğaltmak mümkündür. İnsanların birbirlerine karşı hoşgörüyle yaklaşması, karşısındaki kişilerin fikirlerine ve düşüncelerine karşı saygılı olunması gibi davranışlar içerisinde bulunmasıdır.

 Nüfusun artması ve şehirlerin büyümesi ile birlikte çok katlı binalar ve buna bağlı olarak oturan insan sayısında da artış meydana geliyor. Şehirleşmenin ve ortak yaşamanın ise getirdiği birtakım sorumlulukları bulunuyor. Ortak olarak bulunulan yerlerde herkesin uymak durumunda bulunduğu kurallar, kişilere göre değişmemekle birlikte, tüm toplumu kapsamaktadır.

 Toplumda yaşayan bireyler olarak uymak durumunda bulunulan birtakım kurallar bulunmaktadır. Öncelikle yaşamış olduğumuz binamızdan ve mahallemizden başlayalım. Şehirlerde nüfusun artmasına bağlı olarak insanlar günümüzde daha çok apartman ve sitelerde ikamet etmekte ve burada konulan kurallara da uymak zorundadır. Çünkü ortak yaşanılan yerlerde kurallara uyulmadığında herkes kendi bildiğini okuyacak, bu ise belirsizliğe neden olacaktır.Aynı binayı paylaşan kimselerin belirli bir saatten sonra gürültü seviyesini daha çok düşürüp, başkalarının rahatsız olabileceğini düşünmesi gerekiyor.

 Toplu taşıma araçlarında da gereken saygı ve hoşgörü gösterilmeli. Kendinden yaşça büyük olan kimselere yer verilmesi, toplu taşıma araçlarına binerken veya inerken saygı ile yaklaşılması edinilmesi gereken olgudur.

 Toplumda ortak yaşamanın birinci kuralı olarak saygı karşımıza çıkmaktadır. Saygının olmadığı yerde başka bir şeyden bahsetmekte zaten mümkün değildir. Zaten etrafına karşı saygısı olan ve ‘bana yapılsa ben ne düşünürdüm’ diyen bir kişinin de, saygı kurallarına uyması gayet doğaldır. Burada öne çıkan unsurlardan bir tanesi de ortak yaşamanın bilincine varmaktır. Kişinin bu toplum içerisinde yalnız olmadığı halde, yalnız yaşıyormuşcasına umursamaz ve yalnızca kendini düşünen tavırlar sergilemesi, kendinden başkasını düşünmediğinin açık göstergesidir.

 İstenmeyen davranış biçimlerini sergileyen kimselerin yalnızca, ‘bana yapılsaydı ne düşünür, ne hissederdim’ diye düşünmeleri bile yaşanan birçok olumsuzlukların önüne geçmesinde büyük etken olacaktır. Bahsetmiş olduğum gibi bu olumsuzluklara günlük yaşantıda rastlamak mümkün olabiliyor. Özelikle toplum sağlığını yakından ilgilendiren çevre temizliği konusunda daha hassas ve özenli davranılması gerekiyor. Kapağı kapatılmayan çöp konteynırları veya etrafa bırakılan çöplerin, çevreye rahatsızlık verdiğini ve toplum sağlığını etkilediğini unutmamak gerekiyor.

 Günlük yaşantıda toplumda ortak yaşamanın getirmiş olduğu kuralları hiçe sayan kimseleri de görmek maalesef mümkün olabiliyor. Aracını olmadık şekilde veya yerlere park edenler, engeli rampaları önüne park edenler,sorumluk duygusu taşımadıklarını gösteriyor.

Unutulmaması gereken birşey varki, ortak yaşanılan toplumda konulan kurallara uymak durumunda bulunulduğudur.

 

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları