Davranış biçimleri…

24 Eylül 2021 Saat: 16:03
Armağan TEKE

İnsanların yaşantılarında karşılaştığı kabul görmeyen davranışlar, tepkiye neden olsada, her zaman için karşımızdakinin insan olduğunu ve herkesin hata yapabileceği unutulmaması gerekiyor. Günlük yaşantıda bazı değerler ise unutulabiliyor. İnsanlar arasında saygı, sevgi ve hoşgörü gibi kavramlar ise güncelliğini koruyabilmelidir. Günlük hayatta kullanılması gereken bazı sözcükler özelliğini her geçen gün sanki kaybediyor gibi görünüyor.Güne başlarken yakınlarımıza ve arkadaş çevremize vermiş olduğumuz selam, karşımızdakine duyduğumuz saygı ve sevginin yanında, gelenek olarak kültürümüze yerleşmiş bir olgudur. Bir ortama girildiğinde de gelen kimsenin güler yüzle selam vermesi o kimsenin orada bulunanlara göstermiş olduğu saygıdan ileri gelmektedir. Yine aynı şekilde karşıdaki kimsenin de verilen selamı alması olması gereken durumdur.

 Bazı kimseler, kendini belkide üstün görmesinden veya yaş olarak büyük olmasından dolayı toplumda yerleşmiş olan davranışları karşısından beklemektedir. Kimse önce kendisi selam verdi diye küçülmez. Tam aksine girilen bir ortamda selam vermek veya merhabalaşmak, insanı yüceltir. Benzer durumlarla yaşamış olduğumuz binada karşılaşmak mümkün olabiliyor. Aynı binada oturan herkes birbirini tanımayabilir. Fakat her gün karşılaştığımız ve aynı binayı paylaştığımız insanlarla selamlaşmanın zor olmadığını düşünüyorum. Bazılarımızda selamlaşmayı nedense hep karşısından beklemektedir. Yani bazı kimseler komşusunun selam vermediğinden yakınarak söylenirken, kendisini nedense hariç tutabilmektedir.

 Benzer durumlarla alışverişte de karşılaşmak mümkün olabiliyor. Bulunduğumuz ortam küçük bir alışveriş yeri ise girerken selam veririz, çıkarken ise esnafa hayırlı işler temennisinde bulunuruz. Bunu yapan vardır yapmayanda. Ama bunun tam tersi durumlarla da karşılaştığımız olmuştur.Alışveriş sonrası nezaketen teşekkür etmek ve iyi günler dilemek, bazen havada kalabiliyor. Bazen alışveriş sonrası teşekkür ediyorsunuz ama o insanın oralı bile olmadığı da oluyor. Tabi bunun yanında müşterilerini güler yüzle karşılayan ve aynı şekilde uğurlayan çok sayıda esnaflarda bulunuyor. Önemli olan insanların birbirine saygı ile yaklaşması ve insan olduğu için değer vermesi değil mi?   

 Trafikte de benzer durumlarla karşılaştığımız olmuştur. Yol üstünlüğünün kimde olduğu belirli olmayan bir kavşakta, karşımızdaki sürücüye önceliği vermek erdemli bir davranıştır. Yaşanan kazaların bir kısmının yol vermeme yüzünden meydana geldiğini de aklımızdan çıkarmamalıyız. İster araç sürücüsü olalım, isterse yaya, karşımızdaki kimsenin insan olduğunu unutmayalım. Yayaya saygı göstermeyen bazı kimseler, yayaların bulunduğu yerde daha dikkatli olması gerekirken ve yolun karşısına geçişlerde önceliğin yayalara ait olduğunu belirten işaretler ve yazılar olmasına rağmen kendi bildiğini okuyup, gereken saygıyı göstermiyor. Bu şekilde davranan kimseler herhalde hiç yaya olmuyor.Toplu ulaşım araçlarında da gereken saygı ve nezaketi göstermek, kendisinden yaşça büyüklere yer vermek, beklenilen ve olması gereken bir durumdur. Çevremizde yaşayan, aynı havayı soluduğumuz kimselere karşı saygı unutulmamalı. En azından empati kurup öyle hareket edilmeli. İfade etmeye çalıştığım konular, bir emek harcanıpta insanları yoran davranışlar değil, yalnızca, önce insan olmanın getirdiği normal davranışlar olduğunu düşünüyorum.

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız