KOCAELİ AHİLİK TÖRENLERİNE HAZIR…

18 Eylül 2018 Saat: 14:18
Necmi KOCAMAN

Her yıl coşkuyla kutlanan Ahilik Haftası, bu sene de 17-23 Eylül tarihleri arasında, Ahilik Haftası İl Kutlama Komitesi tarafından belirlenen program çerçevesinde düzenlenecek etkinliklerle gerçekleştirilecektir. 03.08.2008 tarih, 26966 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 'Ahilik Haftası Kutlamaları Yönetmeliği' doğrultusunda, Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi,  İzmit Belediyesi, Kocaeli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Ticaret İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü,Gölcük Esnaf Odası, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü, Kocaeli Ticaret Odası, Birliğimize bağlı 52 odalarımız, Kocaeli  Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri ve üniversite temsilcilerinden oluşan komite tarafından yapılan çalışmalarla hafta etkinlikleri belirlenmiştir. Belirlenen program çerçevesinde Cuma günü Kocaeli Perşembe pazarı alanında program gereği etkinlikler yapılacaktır.

AHİLİK NEDİR?

Sanatın, ticaretin ve mesleğin olgun kişilik, güzel ahlak ve doğrulukla yoğrulmasını öngören, kökleri çok eskilere uzanan bir geleneğimizdir. Yalın anlamıyla Ahi 'Kardeşim' demektir. Ahilik felsefesi, çalışma hayatında ve sosyal yaşamda dürüstlüğü, iyi ahlakı, bilimi ve eğitimi esas alır. Ahilik kaliteli üretmek, doğru tartmak, tüketiciye saygı göstermek demektir. Ahilik, dayanışma, siftah yapınca, müşterisini komşusuna yönlendirmek demektir. Ahilik, yardımlaşma, orta sandıkları marifetiyle ihtiyaç sahiplerine destek olmak demektir. Özetle Ahilik, içinde bulunduğumuz çağın şartlarında unuttuğumuz, ama sıkı sıkıya sarılmamız gereken değerleri bize hatırlatan bir esnaf geleneğimizdir. Bir deri ustası olan pirimiz Ahi Evran'ın kurduğu Ahi Teşkilatı, Selçuklulardan Osmanlı İmparatorluğu'na değin ahlaki ve mesleki yönleriyle devlet ve toplum yaşamına yön vermiştir. Bugünkü sivil toplum örgütlerinin, meslek kuruluşlarının da temelini oluşturan Ahi Örgütleri, devlet teşkilatlanmalarına da örnek oluşturmuş, içinden pek çok ülke yöneticisi çıkarmıştır. Örneğin, Orhan Bey ve oğlu 1. Murat da Ahi Ocağı'ndan yetişmişlerdir.

ÖĞRETİLERİ NELERDİR?

Düzenlenecek etkinliklerle zengin bir kültür değerimiz olan Ahilik kurallarını, öğretilerini kamuoyuna tanıtmak, özellikle yeni nesile Ahi Evran ilkelerini benimsetmek hedefi güdülmektedir. Etkinliklerimize tüm İzmirliler davetlidir. Gölcük  Esnaf ve Sanatkarlar Odası olarak, geçmişten beri süregelen bu kültürü topluma anlatmayı, hatırlatmayı bir görev olarak kabul etmektedir.

 AHİLİK TEŞKİLATININ HALKIN EĞİTİM VE ÖĞRETİMİNDEKİ ROLÜ

Ahilik teşkilatı daima toplum yararına hizmet yapmış sivil toplum kuruluşlarının en eski bir modelidir. Bu teşkilat üzerine yapılan araştırmalarda daha çok kuruluşu, yayılışı, gelenekleri üzerinde durulmuştur. Oysa Ahilik halkın eğitilmesinde önemli hizmetler yapmıştır. Ahilikte eğitim şarttır. Eğitimin amacı ise nitelikli insan yetiştirmektir. Ahilik teşkilatında eğitim alan genç, teşkilattan öğrendiği meslekî, dinî ve ahlakî kuralları uygulayarak halk içinde örnek şahsiyet olmuştur. Ahiliğin amacı da öğretimle üreten, eğitimle de asil bir toplum oluşturmaktır. İnsanlara için hizmet üreten Ahilik erdemli kalabilmeyi bilmiştir. Erdemin olduğu yerlerde eşitliğin özgürlün, insan sevgisinin, adaletin de olacağı bir gerçektir. Üç bölümden oluşan çalışmamızın birinci bölümünde Ahiliğin tanımı, kurucusunun hayatı ve tarihi gelişimi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Ahiliğin teşkilatlanma şekli, sınıflandırılması ve nitelikleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise Ahiliğin meslekî eğitimi, ahlakî eğitimi, halkın eğitimi ve kullandığı eğitim metotları konuları üzerinde durulmuştur. Ahiliğin kullandığı eğitim metotları anlatılırken günümüz eğitim metotlarıyla ortak yönleri çıkarılmaya çalışılmıştır. Görülmüştür ki Ahilik Teşkilatı doğru metotlar kullanarak halkı eğitmişlerdir.

Ahi Evran Ve “Ahilik”

 Ahiliğin  kaynağı “Fütüvvet”

Fütüvvet fetâ kelimesinden gelmektedir. Fetâ yiğit, fütüvvet yiğitlik demektir. Fütüvvet, yiğit insanları çatısı altında  toplayan  tasavvufî yönü olan  (kendilerini sufi olarak tanımlayanların katıldığı) bir meslek teşkilatıdır. Sûfiler, kendi emeğini ile yaşayanlardır. Fütüvver  teşkilatı Abbasi Halifeliği döneminde kurulmuş ve gelişmiştir. Horasan’dan Orta Doğu’ya, Bağdat’a, Selçukîlerle Anadolu’ya  ulaşmıştır. Kırşehir’de fütuvvetin pîri Ahi Evran olmuştur.

Ahi Evran

Ahi Evran 1171 (H. 567) senesinde İran’ın batı Azerbaycan taraflarında bulunan Hoy kasabasında doğdu. 1262 (H. 660)de Kırşehir’de  öldü .(Bazi kaynaklara göre  şehid edildi. )

Zamanın en büyük alimlerinden olan Fahreddin-i Razi’nin derslerine devam ederek akli (fen) ve nakli (din) ilimleri öğrendi.

Ahmed Yesevi hazretlerinin talebelerinin sohbetlerine devam ederek tasavvuf yolunda yüksek derecelere kavuştu.  Bir hac yolculuğu esnasında evliyadan Evhadüddin Hamid Kirmani ile tanışıp, onun talebeleri arasına katıldı ve vefatına kadar yanından ayrılmadı.

Böylece tefsir, hadis, fıkıh, kelam ve tıp ilimlerinde derin alim, tasavvuf yolunda yüksek makam sahibi bir veli oldu.

Sadreddin-i Konevi hazretlerinin babası Mecdüddin İshak’ın daveti üzerine, insanlara dinlerini öğretmek, kardeşlik ve beraberliği aşılamak için Muhyiddin ibni Arabi ve hocası Evhadüddin’le birlikte Anadolu’ya geldi.

Hocasının kızı Fatıma Bacı ile evlendi. Hocası ve kayınpederi Evhadüddin’le birlikte çeşitli Anadolu şehirlerini dolaştı.

Vaazlarında özellikle esnafa İslamiyet’i anlatarak dünya ve ahiret işlerini düzenli hale getirmeleri için nasihatlerde bulundu. Yaklaşan Moğol tehlikesine karşı Müslümanların kuvvetlendirilip teşkilatlandırılması için çalıştı.

Hocasının vefatından sonra yerine geçti ve vekili oldu. Bir rivayete göre Kayseri’ye ,bir başka rivayete göre Kırşehir’e yerleşti. Debbağlık yaparak (deri dabağlayarak) geçimini temin etti. Müslümanlara Allahü tealanın emir ve yasaklarını  anlattı. Bilhassa sanat sahibi kimseler arasında çok sevildi.

Kırşehir ve Kayseri ikilemi

Genelde  Ahiliğin Kırşehir'de ortaya çıktığını söylenir..

Bir başka söylentiye göre , Bağdat'ta büyük üstadlardan ders alan  Ahi Evran, Arapların kurduğu Fütüvvet Teşkilatı'ndan etkilenerek, 1205'te Anadolu'ya gelmesinden kısa bir süre sonra Ahilik Teşkilatını Kayseri’de  kurmuştur.

Hacı Bektaş-i Veli’nin katkısı

Ahi Evran Kırşehir’de  Hacı Bektaş-i Veli ile yakın dostluk kurduğu, bugünlerin  esnaf teşkilatı diyebileceğimiz Ahilik (kardeşlik) müessesesini kurulmasında ve  bir çok şehir ve kasabada teşkilatlanmasında  Hacı Bektaş-i Veli’nin tavsiyelerinden yararlandığı söylenir.

Ahi Evran’ın Ahilik teşkilatını kurarken fikirlerinden yararlandığı Hacı Beştaş-ı Veli ( 1209 - 1271) de , Horasan Nişabur doğumlu bir  şair ve mutasavvıf'dır

Yesevîlik tarikâtının üyesi olarak  13. yüzyılda Anadolu'nun İslâmlaşma sürecin destek verdi.

Hurûfîlik akımının etkisi altında  ibahilik, teslis (üçleme), tenasüh, ve hülul anlayışlarını da bünyesine alarak kurumsallaşan Bektaşîlik tarikâtının isim babasıdır.,

Hacı Bektâş-ı Velî  kuruluşundan başlayarak içinde bulunduğu  ve yayılması için çaba verdiği  "Ahilik Teşkilâtı" ile, Osmanlı Devleti'nin kuruluş devrinde Anadolu'da sosyal yapının gelişmesinde önemli katkılarda bulundu

Hayatının büyük bir kısmını Sulucakarahöyük’te (Hacıbektaş) geçiren Hacı Bektâş-ı Veli’nin  Mezarı, Nevşehir iline bağlı Hacıbektaş ilçesindedir.

Kardeşlik içinde, bereket ve huzur dolu güzel günler diliyorum.

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız